Ölmeden önce yapılacaklar listemde ( Evet gerçekten de böyle bir listem var..:) hep üst sıralarda olmuştur: “Tayland’ a gitmek…” Askerlik sonrası ödül tatili olarak bu sene gündemimize girmişti en sonunda. 8 ay önceden planlayarak uçak ve otel rezervasyonlarımızı yapmış, gideceğimiz günün gelmesini iple çeker olmuştuk. Bu süre içerisinde Berlitz’ in Tayland – Cep rehberini alıp, iyice karıştırarak neredeyse her satırı ezberlemiştim. Öyle ki eşime “ Sen buraya daha önce gelmediğine emin misin?” dedirtecek kadar iyi bir rehberlik performansı sergilemeye hazırdım. Ülkeye gitmeden önce alınması gerekenler arasında bir cep rehberi olmalı diye düşünüyorum; bu açıdan sade ve kolay anlaşılır anlatımı ile Berlitz’ in cep rehberini tavsiye ederim.
Tayland’ a gitmenin pek çok yolu var. Aktarmalı ya da aktarmasız uçuşların ortak özelliği maalesef biletlerin pahalılığı. 6 saatlik zaman farkı yaratan, 10 saatlik uçuşun bedeli çokta ucuz değil. Tek yön bilet fiyatları kişi başı 800 tl ile 2000 tl arasında değişiyor. Ne kadar erken alırsanız o kadar avantajlı elbette. Bizim 8 ay önce millerimizi kullanarak aldığımız biletlerimizi fiyatları 1800 tl iken, 1 hafta kala 3500 tl civarına ulaşmıştı. Uçak biletlerinizi ayarladıktan sonra gerisi kolay, çünkü ülkede yaşam çok ucuz.
Bana göre Tayland’ ta görülmesi gereken 4 şehir var. Bunlar sırası ile Bangkok, Pukhet, Chiang Mai ve Pattaya. Eğer 3-4 haftanızı ayarlayabiliyorsanız her bir şehri doya doya gezmeniz en verimli tercih olacaktır. Çoğu sırt çantalı turistin izlediği yolda bu oluyor zaten. Eğer bizim gibi zamanınız çok geniş değilse 4 gün Bangkok, 4 gün Pukhet yapmayı tercih edebilirsiniz.
Ülkeye gitmeden önce kısa kısa bazı bilgiler edinmek lazım:
— Tayland, Türkiye’ den vize almayan ülkeler arasındadır. Gitmek için özel bir prosedür uygulamanız gerekmemektedir.
— Ülkenin yerel dili Tay dilidir.
— Para birimi Bahttır ve en pratik tl çeviri metodu bahttan 2 sıfır atarak 2 ye bölmektir. Örneğin 100 baht 5 tl dir gibi düşünebilirsiniz. Dolar ve euro daki artış bu hesaplamayı çok az arttırabilir. (Kabaca yapılan bu hesap 1 doların 1.55 tl olduğu kur için geçerlidir.) Türk lirası bozduramayacağınız için yanınızda dolar ya da euro bulundurmanız gereklidir. Ülkede pek çok noktada döviz büroları bulunmaktadır. Havaalanlarındaki büroların kurları biraz daha düşük olabilir. Yanınızda 50 doların altında banknotlar götürmemenizi öneririm; büyük banknotları bozdururken daha yüksek bir kurdan işlem görürsünüz. Kredi kartının kullanımı bizim ülkemizdeki kadar yaygındır.
— Yaşayabileceğiniz her türlü olumsuzluk için 1155’ten Turist polisini arayabilirsiniz.
— Metro, Tren, Göktren, Taksi, Tuktuk, Uzunkuyruk tekneler ve halk botları temel ulaşım araçlarındandır ve ulaşım oldukça ucuzdur. Örn: Halk feribotları 0.2 krş, Metro 0.75 krş gibi rakamlarken taksiler bizdekinin dörtte biri fiyatınadır.
— Gittiğiniz yerlerde ilk olarak turistik bir harita temin edin ve gitmek istediğiniz yerleri işaretleyerek rahatça gezin.
— Ülkede En yaygın dil Budizm’dir. İbadet için kullanılan tapınaklara Wat adı verilir.
Her tapınağın ek bir adı vardır. Bizlerdeki camiler mantığından yola çıkarsak camilere isim verilmesi gibi bir benzetme yapılabilir. Tapınaklarda farklı ebat ve materyallerden yapılmış Budha heykelleri görmek mümkün. Bu heykeller dinlerince oldukça kutsaldır ve farklı ibadetler ile kutsanır. Ülkeden antik Budha heykellerinin çıkartılması kesinlikle yasaktır. Tezgâhlarda sıkça rastladığınız heykellerin mumdan değil de balık kemiğinden yapılmış olduğundan emin olun.
— Ülkeye gidiş sezonu Mayıs-Haziran ya da Kasım-Aralıktır. Bu aylarda yazı yaşayan
Ülkeye gelen turist sayısı artışa geçer, festivaller düzenlenir. Diğer aylarda muson yağmurları hâkimdir. Sabah ve akşam saatlerinde yarımşar saatlik çok şiddetli yağmur görürsünüz. Yerel halk gibi kısa süreli bir yerlerde bekler sonra hayata devam edersiniz. Muson yağmurlarında gitmenin en büyük avantajı, daha az turist olmasıdır. Hiç şüphesiz bu durum fiyatlara da yarı yarıya yansır. Bu açıdan sizde bizim gibi Muson yağmurlarında gitmeyi tercih edebilirsiniz. Yağmurların zevki de bir başkadır.
— Sadece Bangkok’ ta 1000 e yakın Wat bulunmaktadır. Bunlardan en meşhur 6 tanesi
mutlaka görülmeye değerdir:
Wat Arun (Şafak Tapınağı) / 08.30 – 17.30, Wat Po (Uzanmış Budha) / 08.00-18.00, Wat Suthat / 08.30-21.00, Wat Saket / 08.00 – 17.00, Wat Benjamabophit / 08.00 – 17.30, Wat Traimit / 08.00 – 17.00
Her gün açık olan bu tapınaklardan Wat saket dışındakilere giriş ücretlidir. İlk iki tapınak kesinlikle benim favorilerim arasındadır. Tüm tapınakları düzgün bir programlama ile herhangi bir tura ya da rehbere gerek olmadan 1 tam günde gezebilirsiniz. Sadece bir yer gezme imkânınız varsa bu kesinlikle Wat Phra Kaew ve Büyük Saray Kompleksi olmalıdır; bizim Topkapı sarayımız gibi değerlendirebilirsiniz. Tapınakları şort, etek, terlik gibi kıyafetler ile gezemezsiniz. Kıyafetiniz uygun değil ise girişlerden kıyafet kiralayabilirsiniz.
— Bangkok dışında daha eski tapınak bölgeleri görmek mümkün, bu bölgelere
günübirlik turlar ile gitmek mümkün. Ayutthaya (100km)ya da Khorat (250km) bölgesine gidilebilir bu tapınakları görmek için.
— Bangkok gece şovları ile ünlüdür. Özellikle travestilerin ve transseksüellerin sıkça
yer aldığı bu şovlar “Kabare” mantığında sunulmaktadır.
— Günübirlik turların en olmazsa olmazı Yüzen Pazar ile Timsah ve Yılan Çiftliğinin yer
aldığı Hayvanat bahçeleri gezileridir. İskele noktaları ve alışveriş merkezlerinde günübirlik tur düzenleyen firmalar bulabilirsiniz. Her yerde olduğu gibi elbette pazarlık esas…
— Tayland alışveriş için ucuz bir ülkedir. Alışveriş için şehir merkezindeki en gözde
alışveriş merkezi olan MBK’ e ya da hafta sonları şehrin en uzak noktasına kurulan dev Chatuchak pazarını doya doya gezebilirsiniz. Elektronik bizdekinin dörtte biri fiyatına ucuz denilebilir. Sahte ürünler oldukça ucuzdur, şansınıza güveniyorsanız alabilirsiniz.
— Pukhet’ te göreceğiniz gece hayatı ve gece şovları sizi oldukça etkiler.
— Thai masajı yaptırmadan dönmeyin.
— Turistik bölgelere günübirlik ulaşabileceğiniz bolca yerel seyahat acentası var.
Turların genelde kişi başı ortalaması sezonda 120 tl civarlarındayken, düşük sezonda yarı fiyatının da altındadır.
— Tatlı ekşi sosları seviyorsanız Thai mutfağını sevebilirsiniz. Bizim gibi aranız yoksa
yemekleri sossuz almaya dikkat edin. Musluklardan su içmeyin, içecekleri buzsuz sipariş edin.
— Ellerinizi birbirine birleştirip başınızı öne eğmek yaygın bir selamlamadır. Elleriniz
boyun seviyesini geçmesin, başınızı da çok fazla öne eğmeyin.
Artık yola çıkabiliriz…
İlk durağımız Ba
Şehir merkezinde her bütçeye uygun oteller mevcut. Bazı sokaklarda ellerinde kataloglar ile sizi karşılayan insanların olduğu özel oteller görebilirsiniz Zincir otellerin hemen hemen hepsi şehrin tam ortasından geçen Shao Phraya nehri etrafındadır. Otellerin önlerindeki limanları kullanarak botlar ile ulaşım pratiktir. Otellerin ücretsiz shuttle servisleri de mevcuttur. Genel olarak Göktren ve metroyu da kullanarak pek çok yere ulaşabilirsiniz.
İlk gün öğle sa
Siam bölgesine vardığınızda sizi 2 büyük alışveriş merkezi, sokak arası çarşılar ve tepenizden geçen Göktren bağlantıları karşılıyor. MBK (Mahboonkrong) ve Siyam adında 2 büyük alışveriş merkezi caddede karşılıklı duruyor. Daha büyük olan MBK’ de alışveriş için pek çok çeşit bulunmakta. Her ikisinde de çok şık restaurantlar var. Çok şık restaurantlarda bile kişi başı 10-15 tl vererek y
Ertesi Gün geri kalan tapınakları gezmek için güne uyanıyor ve sabah kahvalt
Öncelikle nehrin kenarındaki River City Alışveriş merkezini turluyoruz. Diğerlerinin yanında oldukça sönük kalan bu alışveriş merkezinin 2 artısı olabilir diye düşünüyorum: birincisi en üst katındaki antikacılar. Gezerken dikkatli olmakta yarar var; yanlışlıkla bir şeyler devirmek istemezsiniz. İkincisi ise bazı günler gerçekleştirilen şovlar; biz oradayken Thai Box dövüşleri vardı mesela. AVM’ den çıkınca nehir kenarlarındaki iskelelerde bulunan acentelere uğruyoruz. En uygun fiyatı Tha Tian iskelesindeki gözlüklü abiden alıyor ve 3. gün Ayuhatta, 4. gün ise Yüzen Pazar ve hayvanat bahçelerine gitmek üzere anlaşarak kaparo bırakıyoruz. Tha Tian iskelesi Şafak tapınağının tam karşısındaki iskeledir. Buradan hareket ile Büyük Saraya geçiyoruz. Yol üzerinde Cuma günleri kurulan bir sokak pazarına rastlıyor ve kısa kısa alışverişler yapıyoruz. Fiyatlar oldukça ucuz. 1.5 tl ye parmak arası terlik, 3 tl ye renkli şapkalar, 1 tl ye şekilli g
Pazarın ardından Büyük Saraya gidiyoruz. Tapınak girişleri genelde 3-4 tl iken buraya 15 tl gibi bir rakam ödüyorsunuz. Dilerseniz girişten ücret karşılığı rehber alarak ta gezmek mümkün. Bu büyük kompleks size bakmaya doyamayacağınız kadar görseli zengin işçiliklerle süslü yapılar sunuyor. Genel olarak tüm binaların çatı sistemini çok beğeniyoruz. Civardaki 6 görülmeye değer tapınaklar dizimizi uzun yürüyüşler ile tamamlayarak yine Siam bölgesine geçiyoruz. Siyam AVM’ nin içerisinde bir acente mevcut. Şehrin en meşhur gece şovuna en uygun fiyatlı bileti alabileceğiniz yerin burası olduğunu öğrenince hemen gidip alıyoruz. Kişi başı 20 tl vererek, ilk içkinin dahil o
Ertesi sabah erkenden otelden ayrılarak Ayuhatta’ ya doğru yola çıkıyoruz. Burası en çok merak ettiğim bölgelerden birisi. Araçtaki rehber bize ülkenin geneli hakkında fazlasıyla bilgi aktarıyor. Eğer zamanınız varsa ülkenin bu tip yerlerine tren ya da otobüslerle de gidebilirseniz. Ama sadece 1 günde civar bölgeleri görmek amacınız ise bir tura katılmanız en mantıklısı. Ayuhatta yolu üzerinde Bang Pa-In Palace a uğruyorsunuz. Dev bir doğal park havasındaki bu saray oldukça şık. Kralın kraliçeye şiirler yazdığı gölün ortasındaki çardak benzeri yapı
Bangkok’ ta 4. ver son günümüzde yine sabahın erken saatlerinde yollara düşüp Yüzen Pazara gidiyoruz. Kanallar arasında ince kanolar üzerinde her telden satışlar yapan teyzelerin bulunduğu bu Pazar alanında, siz de motorlu bir tekne ile ya da yürüyerek belirli alanlarda alışverişe çıkabilirsiniz, hatta isterseniz kürek çekebilirsiniz. Biz yürüyerek gezilen alanda turlamayı tercih ediyoruz. Zaten ürünlerin hepsi aynı, kanaldakilerin daha ucuz
Akşamüzeri otelden çantalarımızı alıp havalimanına gidiyoruz. Bu sefer taksi yerine tura katıldığımız minibüs ile daha uygun bir fiyata anlaşıyoruz. Ülkenin Pegasus Airlines mantığındaki şirketi ile Pukhet e uçuşumuz var. 1.5 saatlik Pukhet yolculuğunun fiyatı kişi başı 100–150 tl arasında. Sırt çantalı, zamanı bol turistler için Pukhet yarımadasına tren yolu ile de gitmek mümkün. Pukhet te havaalanı şehir merkezine oldukça uzak; ortalama 1 saat gibi bir yolculuk yapıyorsunuz. Tuk tuk ile çekilmeyecek bir yol olduğundan taksi ya da havaş mantığındaki bir servis dışında alternatifiniz pek yok. Servis ile gitmek 2 saate yakın sürdüğünden bir taksi ile anlaşarak 30-40 tl bir ücret karşılığı otelinize ulaşabilirsiniz. Pukhet Hilton’ da da bizi rüya gibi bir otel odası karşılıyor. Eş durumundan Hilton personeli olarak dünyanın her yerindeki Hilton’ larda çok ucuz bir rakam karşılığında kalmak oldukça keyifli
Sabah dünya mu
Ertesi gün James Bond adası turu için yine erken saatte otelden ayrılıyoruz. Bu ada adını James Bond’ un Altın tabancalı adam filminden almakta. Filmin çekildiği yıllardaki doğal
3. günümüzde sıra tüm dünyaya ün salmış Phi Phi Island’ ı görmekte. Bu turda daha çok adacık görme için sürat tekneleri ile gitmek mantıklı. Ama eğer dalgaların üzerinde zıplayarak g
Adadaki son günümüzü deniz kenarında evlilik yıldönümümüze özel fotoğraf çekimlerimize, bolca yüzmeye ve veda masajlarına ayırıyoruz. Dolu dolu geçen günlerin ardından sıra yine kürkçü dükkanına dönmekte. Darısı sizlerin başına…
Yolunuz hiç bitmesin…
İlhan ÖREN
























